Beyin, üzerinde ola ki de en fazla inceleme yapılan organımız olsa da hala anlayamadığımız çok artı işlevi var. Bilim de bu bilinmezleri anlayabilmek namına sürat kesmeden çalışıyor.

Beyin vücudumuz için bir bakıma kumanda odası diyebiliriz. Hal böyle olunca, en fazla alaka çeken kısım da beyin oluyor. Ama beynimiz çok karışık bir yapıdan ibaret ve bu yüzden tamamen anlayabilmek oldukça zor. Fakat bilim ve teknoloji ivme kazandıkça, o kadar çok alanda yaşanan gelişmelerden tıp ve biyoloji de nasibini aldı ve bundan böyle beyni anlayabilmek için suni zekadan yardım alacağız.

Stein Aerts isimli bilim insanı öncülüğünde gerçekleşen bir araştırma ise beyin ve yaşlanma arasındaki bağları çözebilecek oldukça manâlı veriler elde etti. Bugün Science dergisinde yayımlanan makalede, insan hastalıklarının daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunabilecek tekniklerin geliştirilmesinde kayda değer bir birincil adım atıldığı açıklandı.

Meyve sineklerinin beyni üzerinde gerçekleşen araştırma doğru, bilim insanları insan beyni ile de uyuşacağı düşünülen pek fazla data elde etti. Bir meyve sineğinin beyni, 100.000 hücreden oluşuyor ve bu insan beyninden çok daha ufak olmasına rağmen, yüzlerce farklı nöron ile insan beynine benzer karmaşık bir ağ oluşturan o kadar hücreyi de içeriyor. Dolayısıyla meyve sineği beyni için beynimizin minyatürü diyebiliriz.

‘Beynin işleyişini gerçekten anlayabilmek için, meyve sineği kadar minik organizmalar için bile, her bir hücreye zum yapmamız gerekiyor’ diyen Stein Aerts, bütün organların her ne dek aynı DNA yapısına sahip olsalar da ‘neyin ne olduğunu’ anlayabilmek için bütün hücrelerin ne vakit ve ne durumda olduğunu bilmemiz gerektiğini belirtiyor.

Çalışmada yer alan çoğu araştırmacıdan biri olan Kristofer Davie, bunun basit bir meslek olmadığını söylüyor. Çabuk bir hesaplama, süre içinde tahlil ve haritalama gerçekleştirmek için bir milyardan artı veri noktasına bakmamız gerektiğini hatırlatan Davie, bunun için yapay zekadan yardım aldıklarını da açıkladı.

Yapılan araştırmada ise araştırmacılar, incelenen hücrelerin aynı zamanda yaşlanmadıklarını ve yaşlanmaya ast olarak rollerde değişikliklerin yaşandığını gördü. Bu bilginin ise gelecekte bir hastanın dokularının ve hücrelerinin hakiki zamanlı olarak moleküler durumunun değerlendirilmesine ihtimal sağlayacağı düşünülüyor. Bu sayede kişiselleştirilmiş ve etkin çare yollarının ortaya çıkması hedefleniyor.

Kaynak : https://phys.org/news/2018-06-human-artificial-intelligence-complexity-brain.html

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here