Dağıtılmış defter teknolojisi (DLT) Avrupa’da gitgide popüler hale gelmeye başladı. Avrupa Birliği’de bu teknolojiye oldukça sıcak bakıyor. Şubat 2018 tarihinde AB, teknoloji ve çoklu paydaşlarla sınır ötesi katılımı desteklemeyi ve ekonomiyi birleştirmeyi amaçlayarak Blokchain Gözlemevi projesini hayata geçirdi.

Resmi açılışından bu yana, Avrupa Parlamentosu tarafından desteklenen bu proje ile alakalı 3 rapor yayınladı. Bu raporlar; Avrupa’da Blok Zinciri İnovasyonu, Blockchain ve Kamu Hizmetleri için Blockchain.

İkinci büyük adım ise 21 AB üyesi ve Norveç’in katılımı ile oluşturulan Blockchain Ortaklığı ile ortak bir deklarasyon imzalandı. Bu ortaklığa ise haziran ayında Yunanistan, Romanya, Danimarka ve İtalya’da katıldı. Ortakların ana odak noktası ise siber güvenlik, gizlilik, enerji verimliliği ve birlikte hareket etmek.

Dijital Ekonomi Kurumu ise bu ortaklığı memnuniyetle karşıladı ve şu açıklamayı yaptı: “Blockchain Avrupa ve üye devletlerin bilgi sistemlerini yeniden inşa etmeleri, kullanıcı ve kişisel verileri koruması adına muhteşem bir teknoloji. Bu ortaklıkla birlikte vatandaşlara ve kamu hizmetlerine olan güven artacağı gibi yeni iş fırsatları da doğacaktır.”

Araştırma şirketlerinin görüşüne göre ise DLT ile ilgili projelere yatırılan paranın artması bekleniyor. Bu tutarın 2020 yılında 400 milyon dolara çıkacağı hesaplanıyor.

Sağlık Sektörü

Sağlık hizmetleri ve medikal alanında da bu teknoloji başarı ile uygulanabiliyor. Avrupa Birliğinin ilk girişimleri de bu alanda olmuştu. Yapılan proje ile birlikte sağlık sektöründe ki veriler çok daha güvenli olarak saklanabilecek.

AB için blok zinciri teknolojisinin ana odak noktası kişisel verileri korumak. Kişisel veriler daha iyi korunarak da daha kontrollü bir sistem hedefleniyor. Yine bu teknoloji ile birlikte kimlik doğrulaması ve ilaç tedarik süreçlerinin hızlandırılması planlanıyor.

Finansal Hizmetler

Avrupa’da finans sektörü için DLT uygulamasının birkaç avantajı var. Bunlardan ilki şeffaflığı arttırmak ve süreci düzene sokarak daha iyi yönetmek. Diğer bir avantaj ise büyük finansal kurumların sektörde ki hakimiyetini arttırmak.

Kripto paraların volatilitesi ve belirsizliği konusunda endişeler bulunuyor. Avrupa Merkez Bankası ise bu alanda ki çalışmalarını sürdürüyor. Halkın bu konuda daha iyi bilinçlendirilmesi ve ICO faaliyetlerine daha dikkat edilmesi görüşü şuanda hakim.

ICO yatırım ve fonlarından halkın etkilenmemesi için çeşitli kuralların koyulması planlanıyor. Bu yatırım fonlarının risk içermesi sebebiyle daha şeffaf bir ortam sağlanması da hedeflenenler arasında.

Avrupa’da Blok Zincirinin Geleceği

Geçtiğimiz hafta Ripple bir finansal teknoloji firması ile anlaşarak Blockchain for Europe derneğini kurdu. Bu dernek blok zinciri alanında faaliyet göstermekle birlikte çeşitli eğitimlerde verecek. Yine bu alanda ki şirketlere yeni pazar sunulması bekleniyor.

Avrupa’da ise bu alanda en çok faaliyet gösteren ülkelerin başında İspanya ve Fransa geliyor. Malta’da oldukça aktif. Hatta Malta şuanda blok zinciri ve kripto para adası olarak lanse ediliyor.

Fransa’nın faaliyetlerinden ise dün ki yazımızda bahsetmiştik. Toparlamak gerekirse Avrupa bu alanda söz sahibi olmayı hedefliyor. ABD’nin büyük etkinliği olsa da Avrupa ülkeleri bir araya gelerek güçlerini birleştirip bu teknolojiyi yakalamak ve geliştirmek için gerekli adımların birçoğunu atmış durumda.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here